
Tarihi paylaşmak ilişkileri özel kılar. 40 yılı aşkın bir yolculuğun ilk yıllarını beraber yaşadık biz üç çocukluk arkadaşı. Sonra araya ülkeler, evlilikler, boşanmalar, çocuklar girdi ancak ilişkimiz hiç kopmadı. Hep kaldığı yerden devam etti. Derken bir gün içimizden birinin kurduğu hayal bizi tekrar bir araya getirdi. Hem benzer hem de ayrı nedenlerle bu hayali sevdik, onu gerçek kılmak için uğraştık. Bizi yakından tanımak isterseniz hikayelerimiz aşağıda yer alıyor.
Ressam anne babanın çocuğu olarak büyümek yalnız görsel yönümü değil sanata olan ilgimi de besleyen bir unsur oldu. Bana göre tüm sanatları birleştiren sinemaydı. Bu nedenle sinemaya yöneldim. Oskar ödülünü alan Umuda Yolculuk filmindeki 2. ekip yönetmenliği de dahil olmak üzere bir çok filmde asistanlık yaptım. Nihayet kendi filmlerimi de çektim.
Çocuklarım olunca onlardan uzak kalmamak adına sinemaya veda ettim. Uzun yıllar yaşadığım Almanya’da reklam sektöründe grafik yaptım. Dijital alanda kendimi geliştirdim. Logo yarışmalarında ödül kazandım, bir çok büyük şirketin kampanyalarının ve diğer tanıtım materyalllerinin görsellerini yaptım. Ve nihayet ana baba mesleğine ressamlığa da el attım. Resimlerimi gören herkes hikaye anlattığımı söylüyor. Doğrudur, bence sanatın her alanı bir hikaye anlatır çünkü herkesin bir hikayesi var. Hepsi de duyulmayı, dinlenmeyi hak eden hikayeler. Türkiye’ye döndüğümde ve Neslihan’la beraber olmaya başladığımda onun kitap projesini ilk olarak dinledim ve çok inandım. Bugün HAVEKİ marka oluyor. İnandığım ve sevdiğim bir işi yaptığım için şanslıyım sanırım.
İlkokul öğretmenimden başlayarak tüm öğretmenlerim yazmam için beni teşvik etti. Onların şiirlerimi ve öykülerimi tatlı tatlı eleştirip geliştirmemi sağlayan destekleyen yardımlarını unutamam.
Konstantin ve Rozi’yi 10 yaşından beri tanıyorum. İkisi ile birlikte büyüdüm. Okuduğumuz kitapları, dinlediğimiz müzikleri, hayata bakışımızı, kısacası bizi biz yapan şeyleri birlikte keşfettik. Çocukluk arkadaşım Rozi ile 12 yaşında ve ingilizce yazdığımız piyes sahnelendiğindeki keyfimi unutamam. Ancak sahne ışıkları hiç bir zaman bana göre olmadı.
Yazı benim için aynı zamanda terapi oldu. Yazarak kendimi ifade etmem içsel sansürlerimi yenmeme ve kendimi keşif yolculuğuma yardımcı oldu. Değişik disiplinlerde yaptığım çalışmalar yalnız kendimi değil, insan doğasını da yakından tanımama fırsat verdi. Daha sonra metin yazarlığı ve senarist olarak devam eden yazı hayatım bir kesintiye uğradı. Dizi yazarlığı ile tükenmiştim. Herkes artık kitap yazmam gerektiğini söylüyordu. Ancak ne kendimi buna hazır hissediyordum ne de yeniden reyting veya satış stresi yaşamak istiyordum. Ne yapacağımı düşünürken bir liste hazırladım. Bu listede öne çıkan, insanları ve onların hikayelerini dinlemeyi, bir de yazmayı sevdiğimdi. Bu ikisini birleştirebileceğim ne yapabilirim diye düşünürken tek bir okuyucusu olan, sadece o okuyucuyu mutlu etmek için yazacağım bir kitap hayal ettim. İnsanların kendi hikayelerini anlatırken dinlemeyi çok seviyorum. Bir başka güzelleşiyorlar. İçten, dürüst ve çok özel bir paylaşım oluyor bu. Bu yolculuk bir kitaba dönüştüğünde yalnız o kişi kendi değerinin somut bir nesnesini eline almıyor, o kitap aynı zamanda kurulmuş çok özel bir bağın sembolü oluyor benim için.
Aşırı derecede çekingen bir çocuktan sosyal ve insanları seven bir insana dönüşmem 40 sene önce Neslihan ile okulda tanışmamla başladı. İlk gün ele ele tutuşup okulu birlikte keşfe çıkmakla başlayan arkadaşlığımız sırasında Konstantin'i tanıma fırsatını da buldum.
Çocukluk ve gençlik günlerinde keyifle geçen günlerimiz üniversiteye giriş ve farklı ülkelere gitmemizle fiziksel olarak kesintiye uğradıysa da Neslihan ile asla kopmadık. Belki de yazmaya ilk ona yurt dışından gönderdiğim ve ekstra posta ücreti ödemek zorunda kaldığım mektuplarla (!) başladım. Tekrar Türkiye'ye dönüşümle evlilik, çocuklar ve hayatın içinde yuvarlanıp gitmeye başladım. İnsan Kaynakları dalına girmem büyük ihtimalle insanları anlamaya çalışmam, dinlemem ve gerektiği zamanlarda doğru geri bildirim vermem sayesinde oldu. Aldığım Yönetici Koçluğu eğitimi ise dinleme ve anlama yetkinliğimi iyice geliştirdi. 30 senelik iş hayatımı bıraktığımda kendimi müthiş bir boşluğun içinde buldum.
Neslihan ve Konstantin ile eski şirketim için bir eğitim videosu hazırlamıştık. Birlikte eğitim videoları hazırlayalım diye çıktığımız yolda kendimizi Neslihan'ın bir kaç yıl önce yapmaya başladığı "kişiye özel kitap" konseptini birlikte nasıl daha ileri götürebilirizi konuşurken bulduk. Ben de HAVEKİ yolculuğuna bu şekilde başlamış oldum.